[Camia] Pardus projesinin özgürlük ilkeleri
Erkan Tekman
tekman at pardus.org.tr
20 Ağu 2010 Cum 12:14:50 EEST
19 Ağustos 2010 Perşembe 18:30:53 tarihinde Barış Metin şunları yazmıştı:
> 2010/8/19 Koray Löker <loker at pardus.org.tr>:
> > Barış'cığım, öncelikle "asıl sorun" diye bir sorundan herkes kendi için
> > bahsedebilir tahminen... Yani senin için asıl sorun benim için tali
> > olabilir falan filan. Bundandır ki, toplantı sırasında herkese sorduk
> > neyi önemli görüyorsunuz diye, çıkanları grupladık, sıraladık, yazdık...
> > En çok insanın bahsettiği sorunları da listede thread olarak tartışmaya
> > açıp paralel olarak yürütmeye gayret ediyoruz.
>
> Tartismalari yalnizca listelere yazilan kadar takip ediyorum. Benim
> gordugum kadari ile haydi toplanalip konusalim, haydi suna buna karar
> verelim denmesinin cikis noktasi benim "asil sorun" dedigim... Aslinda
> onu da biraklim, Ozgurluk Icin diye slogani olan proje ozgurluk
> anlayisi ile elestiriliyor, bu nedenle gelistiricileri projeden
> ayriliyor. Tali sorun olmasin artik bu da.
>
> > Yani isimlendirme diye bir tartışma var diye, "proje özgür olmayan bir
> > üretim aracı kullanabilir mi?" tartışması engellenmiyor.
>
> Engellemiyor olsa bile cozumun de bir fayda saglamayacagini dusundugum
> icin tartismayi gereksiz buldugumu yazdim, ama insanlara zaman
> harcatiyorsa engelliyor. Pardus ile ilgilenecek adam gunluk Pardus'a
> harcayacagi yarim saatinin tumunu bu mesajlari okumak ile harciyorsa
> bence engelliyor.
Pardus projesinin özgürlük ilkeleri tali sorun değildir, ana sorundur. Ancak
sorun "Pardus projesinin özgürlük ilkelerinde değişiklik oldu, artık Pardus
özgürlüğe önem vermiyor" şeklinde ifade ediliyorsa öncelikle bu sorunun
varlığını tespit etmemiz lazım.
Doruk, şimdiye kadar geliştiriciler tarafından kullanılan ve internet
üzerinden hizmet veren herhangi bir platformun özgür olmayan yazılımlardan
seçilmediğini, Jira ilgili seçimin temel bir politika değişikliği olduğunu
yazdı. Ben o tartışmaya bir yanıt yazmamayı tercih ettim, çünkü mevzu derin ve
benim 'asıl mesele'm olmadığı için o vakit ayırabileceğim zamanım yoktu. Öte
yandan gerek bir sosyal sözleşme oluşturulması için LKD YK'ya yaptığımız ortak
çalışma çağrısı, gerekse Zirve'de ve sonrasında listede TÜBİTAK UEKAE'nin
politikaları ve camianın değerleri metinlerinin oluşturulması yönündeki yarı
çağrı ile konuyu açık tutma niyetimizi belli ettik.
Kısaca Doruk'un mesajına yanıtımı burada yazayım: Bir yandan
"Geliştiricilerimiz özgür olmayan yazılım kullanmamalı" deyip, diğer yandan
kullanıcıya verdiğimiz üründe bırakın özgür olmayı, kapkapalı bileşenler
sunmak bence tutarlı bir yaklaşım değil. Eğer özgür olmayan bileşenlere
açıksak geliştiricilerin de belirli politikalar dahilinde özgür olmayan
araçlar kullanması sakınca yaratmamalı diye düşünüyorum. Tabii "özgür olmayan
bileşenler" derken neyi kastettiğimizi iyi belirlememiz lazım. Örnek üzerinden
gittiğimizde, Jira kullanımı Apache'nin özgürlüğüne halel getirmiyorsa
Pardus'un özgürlüğüne de halel getirmemeli diyebiliriz diye düşünüyorum. Yoksa
Apache'yi özgür yazılım başarı hikayesi olarak sunarken ikiyüzlülük yapmış
oluruz.
Öte yandan nasıl Jira yerine Redmine kullanımı çok önemli ve sıcak bir gündem
maddesi oluyorsa, Flash oynatıcı olarak Gnash'ın kullanımı da aynı şekilde
gündemde tutulmalı. Evet, ben bu konuyu TÜBİTAK UEKAE ekibi içerisinde canlı
tutmaya çalışıyorum, ama malum iç ve dış nedenlerle fazla bir mesafe
kaydedemiyoruz. Ya da hem geliştiricilerin kullandığı, hem de kullanıcılara
sunduğumuz MySQL için özgürlük ilkeleri ve camia yaklaşımı temelli tartışmalar
olurken MariaDB'nin paketlenmesi işine birileri dahil olmalı diye düşünüyorum,
bu işi gündeme getirmek de bana kalıyor sonuçta.
Bu noktada "20 kişi çalıştırıyorsunuz, siz yapsanıza" diyenler çıkacaktır.
Haklılar, ancak mevcut ürün takvimleri ve işgücü dağılımları ile bunların
yapılması mümkün olmuyor; olsa yapılmasını ilk isteyecek benim. Yeni
elemanlarımız işe dahil olduklarında bunların en büyük takipçisi de ben
olacağım. Ama Jira için yapılan tartışmalara bakıp geliştrici listesinde gnash
ve mariadb sözcüklerini aradığımda hüsrana uğruyorum.
Özet olarak daha önce de yazdığım gibi TÜBİTAK UEKAE'nin özgürlük duruşunda
herhangi bir değişiklik olmamıştır. Güncel uygulamalar bazında yapılacak,
iyileştirilecek noktalar (Jira yerine Redmine kullanılması gibi) mutlaka
vardır. Belki ilkeler ve duruşlar aşısından iyileştirilecek noktalar da
vardır, ancak bunu camia ve belki LKD ile birlikte yapmak bence en doğrusu.
"TÜBİTAK UEKAE birşeyler yazsın da biz bakalım" demek bizim bu projeyi
oturtmak istediğimi özgürlük yörüngesi ile uyuşmuyor.
TÜBİTAK UEKAE'nin özgürlük duruşu herkesin hemfikir olacağı bir duruş
olmayabilir, değildir de. Dünyada FSF-OSI, free software-open source
tartışmaları hala devam ediyor, bize özgü değil. Bu noktada camia sözcüğünün
manasına geliyoruz, bu ilkelerle uyuşanlar camianın parçası olurlar, sınırları
geniş ya da dar bulanlar da olmazlar. Bu tüm dünyada tüm özgür yazılım
projelerinde uygulanan yöntem, bizim icadımız değil.
Tekrar edeyim, bu ilkeler taş üzerine kazınmış değil, değişebilirler, ama
değiştirmek için önce ortak bir platformda tartışmak, öneriler sunmak lazım.
Jira-Redmine tartışması bağlamında "Pardus geliştiricileri yalnızca özgür
yazılım ürünlerini kullanırlar" şeklinde bir ilkenin fazlasıyla kısıtlayıcı
olduğunu ve daha önce yine bu listede ifade ettiğim "dağıtımda ya da
kullandığımız araçlarda -içimize sinmesi kaydıyla- GPL ve hatta özgür olmayan
ürünler de olabilir" şeklindeki ilkenin daha uygun olduğunu düşünüyorum.
Öte yandan da, pek güzel, "abdestinden şüphesi olan namaza durmasın" diye bir
lafımız vardır. TÜBİTAK UEKAE'nin Pardus projesi bağlamında özgürlük
duruşundan şüphesi yok...
--
Erkan Tekman
TÜBİTAK UEKAE
Proje Yöneticisi ::: Pardus
::: Özgürlük İçin... :::
www.pardus.org.tr
Pardus-Camia mesaj listesiyle ilgili
daha fazla bilgi